UFYD Dergisi I Ocak-Mart 2020

32 Makale www.ufyd.org Fuar organizatörleri ve katılımcı firmaların ortak hedefi ve bek- lentisi düzenledikleri fuarlara çok sayıda ziyaretçinin gelmesi- dir. Özellikle de fuar ortamını “kolaçan etmek” için değil de “alıcı” olarak gelen ziyaretçiler fuarların gerçek hedef kitlesini teşkil etmektedir. Bu anlamda doymamış pazarlardan gelen zi- yaretçilerin bu profile daha fazla uyduğu açıktır. Hemen her sektörünü modernize etmiş ve büyük ölçüde doymuş pazarlar olarak kabul edilen Avrupa ülkelerinden gelen ziyaretçiler bu talebi yeteri kadar karşılayamayabilir. Bu açıdan bakıldığında vize sorunu Almanya ve benzer şartlardaki ülkelerin fuarcılık sektörü açısından önemli bir bariyer olarak ortaya çıkmaktadır. Daha önce de vize işlemleri konusunda var olan bu ince ele- yip sık dokuma refleksinin dünya genelinde birçok yerde yaşa- nan iç çatışmalar ve özellikle de 2010 yılından bu yana farklı şiddetlerde devam eden Suriye iç savaşının ardından daha da güçlenmesi şaşırtıcı değil. Dolayısıyla yakın gelecekte vize so- rununun çözüleceğini beklemek çok gerçekçi olmayacaktır. Bu durum da Türkiye gibi yükselen değerler için bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Gerek coğrafi konum gerekse kültürel anlamda Doğu ile Batı arasında köprü olarak görülen Türki- ye’nin iş insanları, genelde Avrupa ülkeleri ve özelde ise yazı- mızın konusu olan Almanya tarafından kendi öncelikleri için aldıkları vize prosedürlerini bir fırsat olarak değerlendirecek stratejik akla ve girişimci ruha sahiptir. Kamu Özel İşbirliğinin Meyveleri Alman ekonomisinin ikinci dünya savaşından bu yana ba- şardığı göz kamaştırıcı gelişmesinin altında disiplin ve çalış- ma kültürünün yanı sıra kamu özel işbirliği modelinin çok başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi de yatıyor. Ülkenin tüm eyaletlerindeki fuar alanlarının güçlü altyapısı sadece özel sektörün gayretleriyle başarılacak bir şey değil. Kamu planlaması ve desteğinin ışığında belirli aralıklarla yeni sa- lonlar ve fuar alanları inşa edilmektedir. İhtiyacı karşılama- yan fuar alanları kapasite artırımıyla yeniden inşa edilmekte ve modernize edilmektedir. Bu yatırımlar her zaman devlet yönetimi tarafından desteklenmektedir. CeBIT, Hanover Endüstri Fuarı gibi dünya lideri ticaret fuarlarının hatta daha küçük ihtisas fuarlarının varlığı elbette tüm güçlerin etkin işbirliğinin sonucu olarak ortaya çıkmıştır: fuarı yö- neticileri, sanayi birlikleri, fuar endüstrisi, medya ve tabi ki yönetim. Kamunun tamamen elini çektiği sektörlerde zıt çıkarların çatışmasının ve kakafoninin hâkim olduğu bilinen bir ger- çektir. Bu nedenle kamu otoritesinin başlıca önceliği olarak ülke ekonomisini düşünmesi ve gerektiğinde fuar düzenle- nebilecek alanların sayısını planlı bir şekilde artırması gerek fuarcılık sektörü gerekse buna bağlı olarak ekonominin her alanı için en doğru karar olacaktır.

RkJQdWJsaXNoZXIy NTMxMzIx